Foto Ara:
Kullanýcý Adý: Þifre:
Þifremi unuttum | Üye olmak istiyorum
 
GÖLBAÞI HÝKAYESÝ (ANKARASEVDAM)

EYMÝR GÖLÜ ve GÖLBAÞI’NIN HÝKAYESÝ

Gölbaþý ilçesinin hikayesi günümüzde yeri dahi bilinmeyen ve adýný bir göle verdiðimiz “Eymir”, “Ýymir”, “Ýmir” köyü ile baþlar.

Bölge köyleri “Eymir Çiftliði” olarak hatýrlar. 1845 yýlý “Ankara Vilayeti Temettuat Defteri” kayýtlarýna göre Ankara Vilayeti Haymanateyn (günümüzde Haymana) kazasý mülhakatýndan Eymir (Ýymir, Ýmir) karyesi (köyü) 11 hane olup, vergi veren hane sahiplerinin isimleri þöyledir:

Süleyman Kethüda oðlu Musa (çiftçi),
Kavaklý oðlu Halil (çiftçi),
Musa oðlu Ýsmail (amele),
Kavaklý oðlu Hüseyin (ýrgad),
Kerim oðlu Mehmed (çiftçi),
Kerim oðlu Kadir (ýrgad),
Mehmed oðlu Yusuf (1845 yýlýnda vefat etmiþ),
Hasan oðlu Ali (çiftçi),
Süleyman oðlu Mustafa (çiftçi),
Toki oðlu Halil (Köy camiinde imam),
Bahçeli oðlu Ali (1845 yýlýnda Ankara þehir merkezinde bulunan Mukaddem Mahallesi’ne göç etmiþtir.)

Bu kayýtlara göre Eymir Köyü’nde ibadete açýk bir de cami bulunmaktadýr. Günümüzde bulunmayan bu köy, kanaatimizce 1910 yýlýnda Mogan Gölü sularýnýn kabarmasý neticesinde meydana gelen sel baskýnlarýnda zarar görmüþ ve terk edilmiþtir.

Bu sel baskýnýnda Ýmrahor ve Ýncesu vadisinde bulunan bir çok yerleþme yeri sel sularý altýnda kalmýþtýr.

Elmadað yamaçlarýnda bulunan derelerden gelen alivyon tabakalar burada doðal bir set oluþturmuþ ve günümüzdeki Eymir Gölü meydana gelmiþtir.

1900’lü yýllarýn baþýnda Kýrþehir yolu üzerinden Ankara’ya gelen Macar seyyah Béla Horvath, yolculuðu esnasýnda ki anýlarýný anlatýrken, þunlarý kaleme almýþtýr:

“09:30’da Cahhal (Çakal/Oðulbey) Köyü yakýnlarýndayýz. Birden karþýmýza daðlar tarafýndan çevrelenmiþ geniþ bir ova çýkýyor. Ovanýn ortasýnda Mogan Gölü ve Emir Gölü parýldýyor. Bu ovada birkaç yol birleþtiðinden, yol birden canlanýyor. Artýk büyük bir kente yaklaþtýðýmýzýn en önemli iþareti bu. Yolcular, okullu çocuklar, askerler kafileler halinde Ankara’ya doðru ilerliyorlar. Ziller, çanlar ve gürültüler içinde tren yoluna buðday götüren bir deve kervanýyla da karþýlaþýyoruz. Yol Mogan Gölü’nün çýplak kýyýsýna iyice yaklaþýyor. Gölün civarýnda binlerce kaplumbaða olduðunu fark ediyoruz. Kuru ve ince baþlarýný güneþe doðru çeviren bu hayvancýklar atlarýmýzýn sesini duyunca göle doðru hareketleniyorlar. Ýncesu ve birkaç ufak dere tarafýndan beslenen gölün kýyýsý belki de milyonlarca kurbaða yavrusuyla kaplý. Yaklaþtýðýmýzý görünce hepsi birden suya atlýyor ve çýkan yüksek sesten ürken atlarýmýz þaha kalkýyorlar. Binlerce leylek, karabatak, martý, pelikan ve diðer su kuþlarý tarafýndan iþgal edilen gölün geri çekilme halinde olduðu, kýyýdaki söðüt aðaçlarýnýn durumundan anlaþýlabiliyor. Ayrýca su bitkilerinden ve sazlýklardan su seviyesinin gölün içinde de fazla yüksek olmadýðý görülüyor. Öðleye doðru gölün öbür kýyýsýndaki Gölbaþý Haný’na ulaþýyoruz. Öðle yemeðinde kavun ve kara ekmek (somun) yiyoruz. Þimdi artýk yolun son etabý baþlýyor. Önümüzde artýk bir tek zor boðaz kaldý. 1200 metre yükseklikteki Köpekli (Kepekli) Boðaz. Çýplak ve kayalýk daðlar arasýndan kuzeye doðru kývrýlan yoldan ilerlerken, her virajda Ankara karþýmýza çýkacak diye heyecanlanýyoruz. Sonunda 15:00 civarýnda boðazýn en yüksek noktasýnda kentin ince minarelerini de içeren manzara ayaklarýmýzýn dibinde uzanýyor; tren yolu, üç ayrý tabaka hâlinde uzanan daðlar ve Ankara’nýn beyaz evlerinin görüntüsü muhteþem.”

Gölbaþý köylerinde ise Eymir için deðiþik söylenceler anlatýlýr:

“Eymir Köyü’ne ihtiyar bir pir-i fani gelir. Bu ihtiyara kimse kapýsýný açmaz. Ýhtiyarda evde çoçuðu ile birlikte yaþan bir kadýnýn evinin kapýsýný çalar. Kadýncaðýz bu ihtiyara yemek ikram eder. Ýhtiyarda bu hizmete karþýlýk kadýna ”Çoçuðunu al ve hemen köyü terk et” der. Zaman geçmeden Moðan Gölü ve Elmadað eteklerinden sel gelmeye baþlar. Köy sular altýnda kalýr.”

Her anlatýnýn bir geröek yönü vardýr diyoruz… Günümüzde eski Eymir Köyü'ne ait bir aðýl viranesi gölün kenarýnda bulunmaktadýr...

27 Aralýk 1919 tarihinde Mustafa Kemal Paþa ve arkadaþlarýný Ali Fuat Paþa ile Ankara Vali Vekili “Hakan” lakaplý Yahya Galip Bey Göl Haný’nda karþýlar.


(Tarih Ýçinde Gölbaþý, Abdülkerim Erdoðan, 2007, Gölbaþý Belediyesi Yayýný)



Bu bloga henüz hiç yorum yazýlmamýþ, ilk yorum yazan siz olun!

Yorum Ekle
Yorum yazmak için giriþ yapmalýsýnýz. Üye iseniz lütfen kullanýcý adý ve þifrenizi giriniz.

Kullanýcý adý: Þifre:


Þifremi unuttum | Üye olmak istiyorum


ANKARASEVDAM
ANKARA BALA YAYLA KÖYÜ DOÐUMLU. ANKARA TARÝHÝ ÜZERÝNE YAYINLANMIÞ 11 ESERÝ VARDIR. GEZMEYÝ, YAZMAYI, MÜZÝÐÝ VE ÖZELLÝKLE TÜRK KÜLTÜRÜNÜ ÇOK SEVER. HAT, TEZHÝB VE GRAFÝK ÇALIÞMALARI VARDIR.

Yorum Yaz Arkadaþlarýna Gönder
URL:   

Popüler Etiketler
Cizim Kopek Antikkent Balik Doga Yunanistan Orion Deniz Resim Bebek Sibirya Sokak Manzara Cicek Miting Asker Sualti Paris Tarantula Ispanya Zenci Galata Ankara Album Nisantasi Tatil Gunbatimi Film Aile Amsterdam Selale Taksim Sevilla 2007 Gunes Gezi Akvaryum Turkiye Sakarya Izmir Hayvan Fenerbahce Sahil Okul Heykel Kisafilm Ingiltere Karikatur Fransa Cumhuriyet Ataturk Hamak Gokyuzu Eminonu Safranbolu Rock Kedi Pazar Trabzon Vapur Honda Istanbul Lunapark Efes Interrail Bogaz Konya Norvec Ortakoy Gece Orman Kapadokya Yansima Bulut Futbol Bocek Galatasaray Heyecan Antalya Fotograf Canakkale Cocuk Mardin Londra Askerlik Karadeniz

 
Hakkýmýzda | Kullaným Þartlarý | Gizlilik Sözleþmesi | Yardým | Ýletiþim | v0.012.0270 © 2007 Fotzilla.com Her Hakký Saklýdýr